35 YAŞIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


Bu makale 2017-01-02 17:38:31 eklenmiş ve 1538 kez görüntülenmiştir.
İbrahim TIĞ

    Cahit Sıtkı Tarancı, her ne kadar İtalyan şair Dante’ye atıfda bulunsa da “35 Yaş” şiirinde ki “Dante gibi ortasındayız ömrün.”dizesiyle ustalık yaparak 35 yaşında olduğuna işaret ediyor.

     Dante Alighieri, 35 yaşında yazdığı İlahi Komedya adlı eserinde kendinden bahsederken “hayat yolculuğumuzun ortasında" demişti. Ben de şimdi “o yaştayım” diyen Cahit Sıtkı bu sözünden sonra 11 yıl daha yaşadı ve 4 şiir 1 mektup ve 1 öykü kitabı bırakarak ayrılmıştı aramızdan.

*

   35 yaşında yaşamını yitiren önemli değerlerimiz de var; Mustafa Necati (1894-1929) örneğin. Adalet ve Milli Eğitim Bakanlıklarında bulunmuş.

    35 yıllık kısa ömrüne büyük çalışmalar, başarılar, yenilikler sığdırmış, ulusun karanlık yüzünün eğitim ışığıyla aydınlanabilmesi için özverili çalışmalarda bulunmuş olan Mustafa Necati,  “Cehaletin yerine bilgiyi, nefretin yerine sevgiyi, karanlığın yerine aydınlığı koyunuz.”demiştir.

     O, öğretmenlerin maaşının zamanında ödenmesinde duyarlı olmayan bir valiyi “Öğretmen ve eğitime böyle saygı ve ilgi duymayan bir vali ile çalışmayacağım.” diyerek görevden almıştır.

*

    Aşık Ferrahi (1934-1969) 35 yaşında aramızdan ayrılan bir ozanımız. Acılar ve tüm olumsuzluklar bırakmaz bir türlü peşini Ferrahi’nin. Hayanının en verimli çağında göçüp gider bu dünyadan. 10 türkü bırakmıştır geride. “Neyleyim Gönül Senin Elinden” en ünlüsüdür. Şu dizeler de onun yaşamını özetliyor:

“Ey Ferrahi yandım yar ateşine

Neler gelir gariplerin başına

Ağlayarak gelme mezar taşıma

Uyanıp da sana gülemem gayrı”

*

     Günümüzde müzik tarihinin en büyük dehalarından biri olarak kabul edilen Wolfgang Amadeus Mozart (1756-1791) da 35 yaşında aramızdan ayrılanlardan.

Klasik Batı Müziği'nin, en üretken ve en etkili bestekârlarından biri olan Wolfgang Amadeus Mozart 35 yıllık ömrüne 626 eser sığdırmıştır. Yapıtları, senfonileri, konçertoları, oda orkestralarını, piyanoyu, operayı ve korolu müzikleri etkilemiştir.

*

    Kırgızların “35 Yaş” şairi Alıkul Osmanov (1915-1950) da 35 yaşında yaşamını yitirenlerden. Alikul Osmanov çağdaş Kırgız edebiyatında lirik şiirin öncüsüdür ve Kırgız edebiyatında çok önemli bir yeri vardır.

    Şafak Şiirleri, Yıldızlı Gençlik, Çolponistan, Yeni Şiirler, Çocuklar İçin, Benim Vatanım, Şiirler gibi adlı eserleri vardır.

*

    Çevirmen, gazeteci, fikir adamı Beşir Fuad (1852-1887) da 35 yaşında aramızdan bileklerini keserek intihar eden aydınlarımızdan. Türk edebiyatının ilk denemecisi olarak bilenen Beşir Fuad, 35 yıllık ömrüne çeşitli türlerden 15 eser sığdırmış. Sıra dışı olarak tanımlanmasının nedeni romantizm akımının etkisindeki diğer Tanzimat aydınlarından farklı olarak edebiyatta realizmi ve natüralizmi, felsefede ise pozitivizm ve materyalizmi benimsemiştir.

*

    İran edebiyatının en önemli şairlerinden Füruğ Ferruhzad da 32 yaşında yaşamını yitirmiştir. (1935-1967). 20.yy’da İran’ın yetiştirdiği ön önemli kadın şairlerden olan Ferruhzad, oyunculuk, yönetmenlik ve ressamlık da yapmıştır.

Şöyle diyordu bir şiirinde:

“Zavallı halk

Yüreği ölgün, bitmiş, dalgın

Huzursuz ağırlığı altında ölü

gövdesinin

Bir yerden bir yere sürünüyordu

Ve önlenmez cinayet isteği

Durmadan büyüyordu ellerinde.”

*

     Rusya'nın en popüler şairlerinden Sergei Alexandrovich Yesenin (1895-1925)’de 30 yaşında bu dünyadan göçenlerden. 30 yıllık yaşamına 22 kitap sığdırmıştır. Psikolojik rahatsızlıklar onu intihara götürdü. 28 Aralık 1925'te İngiltere Oteli'ndeki odasında kendini asarak intihar etti. Cesedinin yanında, intiharından bir gün önce bileklerini kesip kendi kanıyla Mayakovski'ye yazdığı veda şiiri bulundu.

*

     Türkçeye çevrilen Sırça Fanus kitabının yazarı olarak bilinen, ABD’li şair ve yazar Sylvia Plath (1932-1963)’da 31 yaşında mutfak fırınının gazını açarak intihar etti. Gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden biri olan Sylvia Plath yaşamına 16 eser sığdırdı. Şiirlerinden bir örnek:

 

Asılmış Adam

 

Bir tanrı yapıştı saçlarıma köklerinden.

Mavi voltlarında cızırdadım bir çöl peygamberi gibi.

 

Kertenkele gözkapağı misali gözden kayboldu geceler:

Çıplak beyaz günlerden bir dünya gölgeliksiz göz oyuğunda.

 

Mıhladı beni bu ağaca leşçil can sıkıntısı.

Yerimde olsaydı, yaptığımı yapardı.

*

    Nilgün Marmara (1958-1987) da 29 yaşında aramızdan ayrılmıştı. 29 yıllık yaşamına 2 şiir, 1 günlük ve 1 inceleme kitabı bırakan Marmara Sylvia Plath üzerine incelemeler yaptı. Onun hayata bakış tarzından ve düşüncelerinden oldukça etkilendi. Nilgün Marmara’nın ölümü sonrasında Cemal Süreya şunları yazmıştı: “Nilgün ölmüş. Beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağı atarak canına kıymış. Ece Ayhan söyledi. Çok değişik bir insandı Zelda. Akşamları belli saatten sonra kişilik, hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. Yüzü alarır, bakışlarına çok güzel, ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi. Çok da gençti. Sanırım, otuzuna değmemişti daha. Ece ile gergedan için yaptığımız aylık söyleşide ondan şöyle söz ettim: Bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu. Dönüp baktığımda bir acı da buluyorum Nilgün’ün yüzünde. O zamanlar görememişim. bugün ortaya çıkıyor.”

     İşte bir Nilgün Marmara şiiri:

 

Kuşum Ve Ben

 

Kuşum ve ben bir aynada

uyuyoruz, kafesimiz yatağımız

yüzlerimiz eşlerine baka baka

sonsuz kar altında uyuyoruz

kuşum ve ben.

Eşim ve ben kızıl bir bağla

bağlıyız birbirimize

Çözülürse yoksulluk sevinir

 

Aynamızın içinde tek bu bağ...

Kızıl kıskanç eşim kuşum ve ben...

*

     Sözü Cahit Sıtkı’dan açarak, onun “35 Yaş” şiirini baz alarak 35 yaş ve altında aramızdan ayrılan güzel insanları dile getirdim. Cemal Süreya, “her ölüm erken ölümdür” derken, Yunus da genç yaşta ölenler için; “göğ ekini biçmiş gibi” ifadesini kullanır.

*

     Şair-yazar Ahmet Günbaş'ın hazırladığı “Erken Ölümlü Şairler Antolojisi”, erken ölümlü, unutulmuş şair ve yazarlarımızın anımsatılması, gelecek kuşaklara aktarılmalarının sağlanmasında çok önemli bir yapıttır. Bu nedenle de kendisine edebiyatımız açısından çok şey borçluyuz.

*

     İşte erken ölümlü şairlerimizden bazıları:

     Hasan Basri Alp (33),  Mehmet Elçin (32), İlhami Çiçek (29), Kemal Uluser (29), Cen İren (26), Özge Dirik (26), Mümtaz Kenan Köstekçi (26), Arkadaş Z. Özger (25), Muzaffer Tayyip Uslu (24),  Halid Asım (23), Rüştü Onur (22), Kaan İnce (22), Onursal Yakupoğlu (21), Bedros Turyan (20).

*

     İran'da Arap asıllı şair Haşim Şabani (32), 'Allah'ın düşmanı' olduğu ve ulusal güvenliğe tehdit oluşturduğu gerekçesiyle idam edildi.

*

     Söyler misiniz Allah aşkına, “her ölüm erken ölümdür”, değil midir?

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Bölge Haber gazetesi
GÜNDEM
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
DÜNYA
E-sgk
Avrupa Haberleri