İŞÇİDE SAHİPSİZ


Bu makale 2017-05-04 17:07:32 eklenmiş ve 1547 kez görüntülenmiştir.
Celal Şakir TELCİ

   Geçtiğimiz Pazar günü, 1 Mayıs İşçi Bayramı hükümetin izin verdiği meydanlarda buruk bir sevinç içinde kutlandı, sebep Türkiye’nin Dünya İşçi Hakları sıralamasında en altlarda olmasıydı.

   Birde; Kıdem tazminatlarının ellerinden alınmaya çalışılması işçi kesimini umutsuzluğa sürükledi, iktidar işçinin bu ve benzer dertlerini görmezden geliyor.

   Çoğunluğu sarı sendika olan, işçi sendikalarının durumları da içler acısı, ürkeklikte üzerlerine yok.

   Maalesef ülkemizde sendikacılık 12 Eylül darbesinden sonra büyük darbe yemiştir. “Sarı Sendika” ve “Sendika ağaları” türemiş, çoğalmıştır.

   Bu ağalar işçinin hakkını savunmak yerine fırsatçılık, yolsuzluk, haksızlık yapmayı tercih ederek çoğunluğu krallar gibi yaşamaya devam etmişlerdir.

   Masa başında göstermelik demeçlerle işçiyi savunuyor görüntüsü verip, günü kurtarmaktadırlar.

   ***

   Resmi rakamlara göre, 2 milyon 200 bin üyesi olan Türk-İş 850 bin üyeye inmiştir. Hak-İş 488 bin, DİSK’in 142 bin üyesi bulunuyor.

   Türkiye’de 12 milyon 700 bin işçi var. Bunun 1 milyon 700 bini sendikalı, bu sendikalı işçilerinde sadece 700 bininin toplu sözleşmeden yararlanma imkanı var.

   Sendikacılık acınacak halde, buna bilinçsiz ve tepkisiz işçileri de eklerseniz meselenin vahim boyutlarını görebiliriz.

   Hükümetin karşısında sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının hiçbir gücü ve yaptırımı yoktur, ancak yöneticileri hallerinden memnundur.

   Her seçim öncesi AKP hükümetinin öncelikli vaatleri arasında; “Taşeron işçilerinin derhal kadroya alınacağı” vardır. Bir türlü gerçekleşmez, seçimlerden sonra unutulur gider.

    Ahmet Davutoğlu bir zamanlar seçim meydanlarında bu vaati vererek adeta kükrüyordu.

   Ne oldu?

   Seçim bitti, Davutoğlu ve vaatlerde gitti.

   2019 seçimlerini yaşarsak görürüz, hükümet gene aynı vaatlerle meydanlarda olacak, ne yazık ki işçilerimiz; “Biz bu filmi görmüştük” demeyecekler.

   Acı ama gerçek bu..!

                                                 DEMOKRASİ

     Çocuk akşam eve gelmiş ve babasına “Baba hayat bilgisi dersinde yönetimleri işliyoruz bana demokrasiyi anlatır mısın?” demiş.

   Babası; Anlatmasına anlatayım da, senin bazı terimleri bilmen gerekiyor demiş.

   “Bak şimdi benim fabrikam var, eve para getiriyorum, ben kapitalistim. Paranın nasıl harcanacağına annen karar verir, o hükümet. Hepimiz senin için yaşıyoruz… Sen halksın.

   Beşikteki kardeşin gelecek, hizmetçilerimiz ise işçi sınıfı.”

   Sen bunları öğren ben sana sabahleyin demokrasiyi anlatırım demiş.

   ***

   Gece çocuk uyanmış, bir bakmış ki küçük kardeşi altını pisletmiş ve durmadan ağlıyor.

   Hemen anne-babasının odasına gitmiş, annesi horul, horul uyuyor. Uyandırmaya çalışmış ama başaramamış, babası yatakta değil, geçerken hizmetçinin odasına bir bakmış ki hizmetçiyle babası sevişiyor.

   Çaresiz dönüp yatmış.

  Ertesi gün babası, “Gel oğlum sana demokrasiyi anlatayım” demiş.

   Çocuk; Gerek yok baba ben artık biliyorum diyerek anlatmış; “Kapitalistler işçi sınıfını becerirken, hükümet uyuyor. Halk endişeli, gelecek ise bok içinde.”

  GÜNÜN SÖZÜ: “Kimi toprak gibi kıymetli,

                              Kimi ot gibi değersiz,

                               Herkes bir şekilde yaşıyor,

                               Kimileri şerefli, kimisi şerefsiz.”

                                                                            (Oktay TIĞ)

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Bölge Haber gazetesi
GÜNDEM
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
DÜNYA
E-sgk
Avrupa Haberleri