Advert
Advert
Advert
KAHVERENGİ GÖZLERİN
Celal Şakir TELCİ

KAHVERENGİ GÖZLERİN

Bu içerik 566 kez okundu.
Reklam

   Yıllar öncede Anap zamanında böyle bir referandum yaşamıştık. Biz DYP olarak o zamanda Hayırcıydık, rahmetli büyüklerim Fuat Ak, Erol Aydemir, Behzat Kıycı ile köy, köy, ev, ev gezerek hayır’ı anlattık.

   Yaşlı annelere hayır’ı anlatırken, “toprak rengine”, “Kahverengine” tercih mührünü bas, Anap’tan kurtul derdik.

   O günler geçti, anılarda kaldı, bu sıkıntılı günlerde geçecek, her gecenin sabahı olduğu gibi.

   ***

   Onbeş yıldır iktidarda olanların artık ülke sorunları için önerebilecekleri hiçbir yeni çözüm kalmadığı için, kişisel iktidarlarının güçlendirilmesine yönelik değişiklik önerilerinin halka anlatılması, açıklanması yerine, “Hayır” diyenleri FETÖ-PKK alçakları, hainleri ile aynı kefeye koyup, suçlayıcı, aşağılayıcı ifadeler kullanmaları, ötekileştirmeleri çok yanlış ve tehlikeli bir yoldur.

   Madem böyle yapacaktınız, ne diye halka Evet mi, Hayır mı diye soruyorsunuz, teröriste görüş sorulur mu?

   ***

   Neden evet denilmesi gerektiğini niye anlatmıyorsunuz?

   İnanıyorum ki, vatanını, geleceğini düşünen pek çok AKP’li dostumuzun da “evet” içlerine sinmiyor, çoğu karasız.” Zaten tek başına iktidardayız, Tayyip bey yeminini falan unuttu, Genel Başkan gibi başımızda, bu referandumun şimdi yeri ve zamanı değildi, Bahçeli’nin tuzağına düştük…” diyenleri bile dinledim.

   Yeni anayasa paketi Cumhurbaşkanının yeni bir tüzel kişilik oluşturmasına imkan veriyor.

   Bu yetkiyi Cumhurbaşkanı kullanmak istemese bile, küresel güçler rahat bırakmayıp, bu yetkilileri kullanmaya zorlayacakları aşikardır.

   İşte bu yüzden Türkiye’nin oldu bittiye getirilerek bölünme tehlikesine, riskine karşı “HAYIR” diyoruz.

   Bizi yönetenler defalarca aldatıldılar, zaten kendileri de itiraf ettiler.

   Bu aldatılmalar milletimize çok pahalıya mal oldu.

   Bu millet bir aldatılmayı daha kaldıramaz.!

                                                     VAY EŞEK

   Ah, ah... Bu vatandaşa neler dememişler.

   Millet hep fakir görülmüş, hep küçümsenmiş.

   Allah’tan şairler ve yazarlar, içlerinden çıktıkları halkı savunmuşlar.

   İkinci Abdulhamit’in padişah oluşunun yıldönümünde, Cağaloğlu’ndaki hükümet konağının önünde büyük bir kalabalık toplanmıştı. Polisin tedbirlerine rağmen, halk tören yerine fazla sokulunca, İstanbul Valisi öfkeyle;

 -       Bu eşek milleti durdurun… diye bağırmıştı.

Bunu öğrenen Şair Eşref’in cevabı şu oldu:

 “Millete büyük bir makamdan biri eşek demiş,

 Reddedilmez böyle bir söz, amma ki pek can sıkar,

 Olsa da Milet eşek, eşşek diyen bilmez mi ki,

 Sadrazamlarla, valilerde milletten çıkar.”

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
ORDUMUZ AFRİN’DE
ORDUMUZ AFRİN’DE
BAŞBAKAN’DAN MÜJDE..
BAŞBAKAN’DAN MÜJDE..